Bağlanma

 Merhabalar,

Saat: 3.13. Bu gece sizlere biraz bağlanma teorisinden bahsetmek istiyorum. Bağlanma teorisi ile karşılaşmam ilişkilerde insanların neden farklı davrandıklarını anlamak istemem ile oldu. İlk önce bağlanma teorisinin ne olduğunu ve bize ne dediğini anlatarak başlamak istiyorum. Bebekler doğdukları zaman bakım verenleri ile bir ilişki içerisinde oluyorlar. Bakım verenle bebek arasında gerçekleşen bu ilişki ve bağlanma hemen olmuyor. Bu duygusal bağın oluşabilmesi için 3 aylık bir zaman geçmesi gerekiyor. Bağlanmanın nitelikli gelişmesi için bakım verenin bebeğinin ihtiyaçlarına tutarlı ve hızlı yanıtlar vermesi gerekiyor. Bakım verenin bebeğin ihtiyaçlarına yanıt verme türleriyle birlikte de çeşitli bağlanma tarzları oluşuyor. Bunlara da kaygılı, kaçıngan ve güvenli bağlanma diyoruz. Benim şu anda önemsediğim ve dile getirmek istediğim şey bu bağlanma türlerinin yetişkinliğe yansımaları üzerine. Güvenli bağlanmaya sahip bir yetişkinin bir başkası ile yakınlık kurmaktan çekinmediğini kendisini güvende hissedebildiğini görebiliyoruz. Ki zaten bu olumlu bir şey ve benim çok dikkatimi çekmiyor :) Bu kişiler ilişkilerinde güven problemi yaşamıyorlar. Kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerin terk edilmekle ilgili ciddi kaygıları oluyor. Bu kişiler partnerlerine o kadar yapışıyor ki ona bir alan bırakmıyor ve sonunda korktuğu şey başına geliyor. Onu terk ediyorlar. Nerdesin aşkımmm, burdayım aşkımmı buna örnek vermek istiyorum:) Kaçıngan bağlanma örüntüsünde ise bireyler duygusal olarak birine bağlanmak istemiyorlar. Issız adam mode onn:) Kaygılı ve kaçıngan bağlanma örüntüsüne sahip bireylerin özünde tema ortaklığı var ve buna terk edilmekten korkmak diyebiliriz. Güvenli bağlandığımız, sınırlarımızı bildiğimiz, kendimize alan yaratabildiğimiz bir ilişki diliyorum herkese iyi gecelerr.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Üzüldüğüne Üzülmek

Merdivende Asılı Kalan Ekmek

Hep Aynı İnsanlar- Farklı Beklentiler