Kayıtlar

Ağustos, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çok Mutlu Olduğun Anda Gelen Hüzün

 Merhabalar, Bugün sizlere az bir zaman önce deneyimlediğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Bugün çok keyif aldığım hatta uzun zamandır hiç bu kadar mutlu olmadığım bir akşam geçirdim arkadaşlarımla. Bunun üzerine ortamdan ayrılırken nedensiz bir hüzün çöktü içime. Tam göğsüme sanki bir şey oturmuş gibi hissettim. O an o duygu beni her şeyden soğuttu. Eve gelip ağlamak, saatlerce uyumak ve hiçbir şey yapmak istemedim. Daha sonra bu duygumun üstüne biraz düşünmem gerektiğini fark ettim. Neden hiçbir sebep yokken mutsuzdum? Gerçekten mutsuzluğumun hiçbir sebebi yok muydu? Galiba bunlara verilecek birçok cevap var. İlk önce o ortamın bitmiş olmasını istememiş olabilirdim ama bu da tuhaftı çünkü ben ne kadar iyi bir ortam olursa olsun bir şekilde sıkılır evime dönmek isterim:) Mutluluğu kendime layık görmemiş olabilir miyim? Evet bence uzun zamandır mutsuzluk deneyimleyen bizlerin sorunu bu olabilir. Bir şeyleri kendimize layık görebilmek için hep kazanmak gerektiğini iddia ederiz ya. ...

Bağlanma

 Merhabalar, Saat: 3.13. Bu gece sizlere biraz bağlanma teorisinden bahsetmek istiyorum. Bağlanma teorisi ile karşılaşmam ilişkilerde insanların neden farklı davrandıklarını anlamak istemem ile oldu. İlk önce bağlanma teorisinin ne olduğunu ve bize ne dediğini anlatarak başlamak istiyorum. Bebekler doğdukları zaman bakım verenleri ile bir ilişki içerisinde oluyorlar. Bakım verenle bebek arasında gerçekleşen bu ilişki ve bağlanma hemen olmuyor. Bu duygusal bağın oluşabilmesi için 3 aylık bir zaman geçmesi gerekiyor. Bağlanmanın nitelikli gelişmesi için bakım verenin bebeğinin ihtiyaçlarına tutarlı ve hızlı yanıtlar vermesi gerekiyor. Bakım verenin bebeğin ihtiyaçlarına yanıt verme türleriyle birlikte de çeşitli bağlanma tarzları oluşuyor. Bunlara da kaygılı, kaçıngan ve güvenli bağlanma diyoruz. Benim şu anda önemsediğim ve dile getirmek istediğim şey bu bağlanma türlerinin yetişkinliğe yansımaları üzerine. Güvenli bağlanmaya sahip bir yetişkinin bir başkası ile yakınlık kurmaktan ç...

İlişkilere Farklı Bir Bakış Açısı

 Merhabalar, Bugün sizlerle ilişkiler üzerinden konuşmak istiyorum. Son zamanlarda kafamı kurcalayan bir konu bu erkekler neden böyle, kadınlar neden böyle? Daha doğrusu erkeklerin ve kadınların partner seçimlerinde neden farklı davrandıklarını anlatmak ve eklemek isterseniz sizlerin de bana katkılarına ulaşmak isterim. Kadınlar ve erkekler evrimsel açıdan farklı özelliklere sahipler. Aslında bugün burada yazacağım şeyler evrimsel psikolojiyi ilgilendiren konular. Yani ben erkeklerin ve kadınların neden farklı davrandıklarını evrimsel olarak açıklamaya çalışacağım. Erkeklerin spermlerinin çoğunlukta olduğunu ve kadınların da yumurtalarının erkeklerin sperm oranına göre oldukça az olduğunu belirterek başlamak isterim. Evet erkeklerin spermleri fazla bu yüzden de üreme eğilimleri fazla. Kadınların da yumurtaları az olduğu için sağlıklı bireyler dünyaya getirmek istiyorlar. Yavru bakımı oldukça zorlu bir süreç. Kadınlar uzun bir süre bebeğine bakım vermek zorunda ve bu bebeğe bakım ve...

İstiyorum ama istemiyorum da !

 Merhabalar, Saat:2.50. Bugün burada bu yazıyı yazıyor olmamın sebebi güvenli alanımdan çıkacak olmanın verdiği dehşet. Hani bir şeyi çok isteriz ve o olduğunda da aslında çok istemiyor oluruz ya işte tam orada bir yerlerdeyim. Yaşadığımız hayat, evimiz, mesleğimiz veya sevgilimiz. Bunların herhangi birinden sıkıldığımız, değiştirmek istediğimiz zamanlar oluyordur elbet. Hatta değiştirmek için çabalar dururuz ve şikayet ederiz. Bulunduğumuz koşullar hoşumuza gitmez, daha iyisini daha rahat edebileceğimizi düşündüğümüz koşulların içinde olmak için uğraşlar veririz. Ben de uzun bir süredir bulunduğum konumdan memnun olmadığım için bazı uğraşlar içerisindeyim. Şu an sona yaklaşmış gibi hissediyorum ancak bu beni mutlu etmiyor. Tatminsiz miyim? Bence hayır. Kendimi suçlamak istemiyorum. Eğer böyle bir durumun içerisindeyseniz bence sizlerde kendinizi suçlamayın. Bunun bir adı var: Bilinmezlik. Bilmediğimiz şeyler bizim için stres verici olabiliyor. Bilinmezlik beraberinde duygusal, düş...

Ne yapıyorsun şimdi?

 Merhabalar, Saat: 01:30. Bugün bu saatte bu bloğu açmamın bir sebebi var; sıkıldım. Bir insan sıkıldığında ne yapar? Arkadaşları ile görüşebilir, uzaktaysa telefonda konuşabilir, açıp bir kitap okuyabilir. Sayısız birçok örneği sizinle paylaşabilirim. ANCAK BEN NE YAPTIM, tuttum bir blog açtım. Günlük hayatta yaşadığım, üzerine saatlerce düşündüğüm, hatta bu durumu geviş getirme durumuna getirdiğim bazı problemler yaşıyorum herkes gibi. Yazı yazmanın ve bunları insanlarla paylaşmanın kaygımı yönetmekte belki de bana iyi gelecek şey olduğunu düşündüğüm için bugün buradayım. Sizlerin de umudunuzun tükendiği, çabalayıp sonuca varamadığınız ve ne yapsam olmuyoooo işte dediğiniz anlar vardır elbet. Ben de tam o anlardan birindeyim. Ben mezun oldum. Mezun olalı ise yaklaşık bir yıl oluyor. Bu süreçte geleceğim için (o gelecek ne zaman gelecek!!) birçok sınava hazırlanmam gerekti. Belki de hepimiz gibi ben de çabaladım ve devam ediyorum. Yalnız bir sorunum var. Bana sorulan bir soruyu so...