Kayıtlar

Üzüldüğüne Üzülmek

 Se-lam-larr, Bugün burada bu yazıyı yazıyor olmamın bir amacı var- yeni moda mutluluk.  Kim bize sürekli mutlu olmamız gerektiğini öğretti ki? Sağlıklı bir insan sürekli mutlu olacak kim dedi? Ben bir insanım etimle kanımla, canımla ve bir sürü olay yaşıyorum. Üzülmek, kaygılanmak, sevinmek, heyecanlanmak hepsi benim için. Ben üzülmeyi de sevinmeyi de yaşamak istiyorum. Üzüldüğümde üzülme geçer diyenler kim? kim belirliyor benim ne zaman ne kadar üzüleceğimi, kaygılanacağımı, sevineceğimi. Her daim mutluyum diye güçlü müyüm ben? Ben bir insanım bu duyguları yaşamak benim hakkım. Doğanın akışı içinde kayıplar, reddedilmeler yaşıyorum. Üzülme geçer diyenler kim? evet geçecek biliyorum, hiçbir duygu sonsuza kadar sürmeyecek. Üzüldüğümüze üzülmeyi bırakmayı söyleyenler kim?  Ben insanım, yaşıyorum çünkü acı çekiyorum. 

Hep Aynı İnsanlar- Farklı Beklentiler

Herkese Selamm, Bugün burada bu yazıyor olmamın bir sebebi var, hep aynı insanlar, farklı beklentiler:) Uzun zamandır buralarda yoktum. Sanki bir şeyleri dökebilmek için bugünü bekledim. Hemen hemen her gün birçok insanın hayatını dinliyoru(m)z. Bu kişiler çok yakın arkadaşlarım, eşim, dostum ya da bana hikayesini anlatmak isteyen büfedeki abla:) Ya ben anlamıyorum sürekli aynı kişileri çekiyorum hayatıma. Bana değer vermeyen, bir var olup bir yok olan insanları. Çok seviyorum çok değer veriyorum yanımda olsun beni sevsinler istiyorum ama anlamıyorum o öyle değil. Bırakamıyorum da. Bir sonrakinde yine aynısı aynısı işte değişmiyor. Bunlar hep beni buluyor. Bu insanları hayatımıza çekme sebeplerimiz var !! Bu duruma da şema terapide şema kimyası deniliyor. Şemalar bizim gözlüklerimiz gibi dünyayı o çerçeveden görüyoruz. Çocuklukta oluşan şemalarımız yetişkinliğimize de etki ediyor. O şekilde çerçevelenmiş  o şekilde gelişmiş. Çocuklukta bakım verenlerinden kayıp yaşamış biri ki bu i...

Merdivende Asılı Kalan Ekmek

Ölüm ne kadar soğuk bir kelime. Bu kelimenin herkese farklı hissettirdiğini düşünüyorum. Kimi kendi ölümünün nasıl olacağını, ne zaman olacağını düşünürken kimisi sevdiklerinin ölümünü düşünür. Bugün bu yazıyı yazıyor olmamın sebebi yakın zamanda dayımı kaybetmiş olmam. Bu dünyada ona dair bir yazı bir iz kalsın istedim. Dayım 57 yaşında vefat etti. Hayat içerisinde hem psikolojik hem fiziksel birçok zorluk deneyimlemişti. Kimsesiz miydi?, belki fiilen değil ancak yalnızdı işte. Annem tüm sorumluluklarını üstelenmiş güçlü bir kadın, kendi çocuğu gibi ilgilendi durdu yıllarca. Hem de hiç gocunmadan. Dayımda bunun farkındaydı, annemi ve çocuklarını sahiplenmiş, onlara sığınmıştı. Her sabah kalkar kahveye gider, saatlerce orada oturur, çay ve sigara içerdi. Onu hep sigarasıyla hatırlıyorum. Bana bir gün sigarası için onu hiç bırakmayan bir dost olduğunu söyledi. Yakındığı, sığındığı dallar ve dumanlar. Hayatının çoğu zamanını tat almadan geçirmişti. İçindeki o büyük sıkıntıyla yaşamaya ça...

Artık Kül Tablalarımız Ayrı Olsun

 Merhabalar, Bugün sizlere sınırlardan bahsetmek istiyorum. Birilerinin hayatınıza fazlasıyla müdahale olduğu zamanlar olmuştur. Karşınızdaki insan iyi niyetle yaklaşıyor olabilir. Mesela bir yere gideceksiniz ve tek başınıza gidebileceğinizi dile getiriyorsunuz. Bunun böyle olmasını istiyorsunuz ama ısrarla karşı taraf sizi bırakabileceğini söylüyor ve bırakıyor da. Bu iyi niyetli bir davranış gibi gözükebilir ancak siz istediğinizin bu şekilde olmadığını dile getiriyorsunuz ama kabul görmüyor. Maalesef bence bizim toplumumuzda çok ayrışamayan bir kavram sınırlar. Hayatımızın her alanına müdahil olmaya çalışan insanlar var. Evet bu bu şekilde öğrenilmiş olabilir. Evleneceğiniz kişinin özellikleri, kaç yaşında evlenmeniz gerektiği, ne zaman çalışmaya başlamanız gerektiği ve cinsiyetinize göre hangi meslek grubunda yer almanızın daha iyi olduğu çevremiz tarafında bize dikte ediliyor. Sizin isteklerinizin bir önemi olmayabiliyor. Herkesin hayatında tecrübeleri ve geçtikleri yollar bi...

Çok Mutlu Olduğun Anda Gelen Hüzün

 Merhabalar, Bugün sizlere az bir zaman önce deneyimlediğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Bugün çok keyif aldığım hatta uzun zamandır hiç bu kadar mutlu olmadığım bir akşam geçirdim arkadaşlarımla. Bunun üzerine ortamdan ayrılırken nedensiz bir hüzün çöktü içime. Tam göğsüme sanki bir şey oturmuş gibi hissettim. O an o duygu beni her şeyden soğuttu. Eve gelip ağlamak, saatlerce uyumak ve hiçbir şey yapmak istemedim. Daha sonra bu duygumun üstüne biraz düşünmem gerektiğini fark ettim. Neden hiçbir sebep yokken mutsuzdum? Gerçekten mutsuzluğumun hiçbir sebebi yok muydu? Galiba bunlara verilecek birçok cevap var. İlk önce o ortamın bitmiş olmasını istememiş olabilirdim ama bu da tuhaftı çünkü ben ne kadar iyi bir ortam olursa olsun bir şekilde sıkılır evime dönmek isterim:) Mutluluğu kendime layık görmemiş olabilir miyim? Evet bence uzun zamandır mutsuzluk deneyimleyen bizlerin sorunu bu olabilir. Bir şeyleri kendimize layık görebilmek için hep kazanmak gerektiğini iddia ederiz ya. ...

Bağlanma

 Merhabalar, Saat: 3.13. Bu gece sizlere biraz bağlanma teorisinden bahsetmek istiyorum. Bağlanma teorisi ile karşılaşmam ilişkilerde insanların neden farklı davrandıklarını anlamak istemem ile oldu. İlk önce bağlanma teorisinin ne olduğunu ve bize ne dediğini anlatarak başlamak istiyorum. Bebekler doğdukları zaman bakım verenleri ile bir ilişki içerisinde oluyorlar. Bakım verenle bebek arasında gerçekleşen bu ilişki ve bağlanma hemen olmuyor. Bu duygusal bağın oluşabilmesi için 3 aylık bir zaman geçmesi gerekiyor. Bağlanmanın nitelikli gelişmesi için bakım verenin bebeğinin ihtiyaçlarına tutarlı ve hızlı yanıtlar vermesi gerekiyor. Bakım verenin bebeğin ihtiyaçlarına yanıt verme türleriyle birlikte de çeşitli bağlanma tarzları oluşuyor. Bunlara da kaygılı, kaçıngan ve güvenli bağlanma diyoruz. Benim şu anda önemsediğim ve dile getirmek istediğim şey bu bağlanma türlerinin yetişkinliğe yansımaları üzerine. Güvenli bağlanmaya sahip bir yetişkinin bir başkası ile yakınlık kurmaktan ç...

İlişkilere Farklı Bir Bakış Açısı

 Merhabalar, Bugün sizlerle ilişkiler üzerinden konuşmak istiyorum. Son zamanlarda kafamı kurcalayan bir konu bu erkekler neden böyle, kadınlar neden böyle? Daha doğrusu erkeklerin ve kadınların partner seçimlerinde neden farklı davrandıklarını anlatmak ve eklemek isterseniz sizlerin de bana katkılarına ulaşmak isterim. Kadınlar ve erkekler evrimsel açıdan farklı özelliklere sahipler. Aslında bugün burada yazacağım şeyler evrimsel psikolojiyi ilgilendiren konular. Yani ben erkeklerin ve kadınların neden farklı davrandıklarını evrimsel olarak açıklamaya çalışacağım. Erkeklerin spermlerinin çoğunlukta olduğunu ve kadınların da yumurtalarının erkeklerin sperm oranına göre oldukça az olduğunu belirterek başlamak isterim. Evet erkeklerin spermleri fazla bu yüzden de üreme eğilimleri fazla. Kadınların da yumurtaları az olduğu için sağlıklı bireyler dünyaya getirmek istiyorlar. Yavru bakımı oldukça zorlu bir süreç. Kadınlar uzun bir süre bebeğine bakım vermek zorunda ve bu bebeğe bakım ve...